Şuhut (Suçuk ve Patetes Diyarı)

 

Coğrafik Konumu ve Genel Özellikleri

Afyonkarahisar iline bağlı, İç Ege Bölgesi'nin en doğusunda yer alan bir ilçedir. İl merkezine uzaklığı 29 km'dir.

Dağlık alanlarla kuşatılmıştır. İlçenin batısını sınırlandıran Kumalar Dağı (2.247 m.) başlıca yükseltisidir. Bu dağ, Sandıklı Ovası ile ilçenin ortasında yer alan Şuhut Ovası'nı birbirinden ayırır. İlçe sınırları içerisinde ayrıca Karaadilli Ovası bulunmaktadır.

Şuhut, "keşkek" yemeğiyle ünlü olup önemli bir et ve patates üretim merkezidir.

İlçe topraklarını Kumalar Dağı'ının doğu ve kuzeydoğu yamaçlarından kaynaklanan Kali Çayı sulamaktadır. Bu çay üzerinde Selevir Baraj Gölü bulunmaktadır.

İl merkezine 29 km uzaklıkta olup 1151 m rakımıyla Afyonkarahisar'ın en yüksek yerleşim merkezlerinden biridir. Bir Merkez, 6 Belde Belediyesi ile 31 köyü mevcuttur. Yüzölçümü ise 1182 km²'dir.

Tarım ve Hayvancılık

İlçe ekonomisinde tarım ve hayvancılık önemli yer tutmaktadır.

İlçede genellikle buğday, arpa, nohut, patates, şeker pancarı, ayçiçeği, haşhaş ziraatı yapılmaktadır.

Meyvecilik son 15 yılda gelişme göstermiştir. Meyve üretiminde vişne ön sırayı almaktadır. Bundan başka kiraz, elma, erik, armut gibi meyveler de yetiştirilmektedir.

Sebzecilik, ilçede büyük çapta aile ziraati şeklinde yapılmaktadır.

Hayvancılık, ekonomik değer bakımından en önemlisidir. Merkez ilçe ve köylerinde çok sayıda besihane bulunmaktadır. Besihanelerin çoğunluğunda dana besiciliği yapılmaktadır. İlçedeki mevcut et kombinalarında hazırlanan etler, firikofirik vasıtalarla, başta İstanbul olmak üzere, Ankara, İzmir ve Antalya'ya sevk edilmektedir.

Hayvancılık içerisinde ikinci sırayı tavukçuluk almaktadır. İlçe merkez ve köylerinde çok sayıda tavuk kümesi mevcut olup, yumurta tavukçuluğu yapılmaktadır. İlçe ekonomisine yumurta üretimiyle çok büyük katkı sağlanmaktadır.Bunlardan başka koyun ve süt sığırcılığı da önemli ölçüde gelişme göstermiştir.

Tarihi

İlçenin tarihinin, Neolitik çağa kadar uzandığı, Şuhut Hisar, Karaadilli, Kepirtepe Höyüklerinden anlaşılmaktadır. M.Ö. 3500'lere kadar uzanan tarihi içinde Roma döneminde bir başkent ve medeniyet merkezi olmuştur.

Bugünkü Şuhut, Truva Savaşları sonunda Trakyalı, Makedonyalı ve Ahiyalı birlikleriyle bölgeye gelen Akomas tarafından "Synnada" adıyla M.Ö. 1180'de kurulmuştur.

Daha sonraki yıllarda ise Synnada'nın önce Lidya, daha sonrada Perslerin egemenliği altına girdiği görülmektedir. Perslere sığınan Atinalı ünlü komutan Alkibiyedes M.Ö. 404 yılında bugünkü Balçıkhisar Kasabası sınırları içerisinde yer alan "Melisse" çiftliğinde ölmüştür.

Daha sonraki yıllarda Romalılar ve Bizanslıların egemenliğine girdiği bilinmektedir. Bizans döneminde "cfut" olan adı ise değişikliğe uğrayarak önce "çıfut" olmuş, Türklerin egemenliğine girdiğinde (1219) İslâm askerleri içinde bulunan Şeyh Şuhudi Ömer Efendi'ye izafeten "Şuhut" adını almıştır.

Türk egemenliğine giren Şuhut'ta 1321-1346 yılları arasında Sahipataoğulları Beyliğinin hüküm sürdükleri görülmektedir.

Şehir 1862 yılında önemli bir deprem geçirmiş binaların yarısı ve bu arada bir çok tarihi anıt deprem nedeniyle yıkılmıştır.

Şuhut 1884 yılında nahiye 1896 yılında köy, 1912 yılında tekrar nahiye olmuş, 1913'te ise Belediye teşkilatı kurulmuş ve 1946 yılında ilçe konumuna getirilmiştir.

Kurtuluş Savaşında Şuhut

Kurtuluş Savaşında Şuhut, kısa süre de olsa Ulu Önder Atatürk'ün Başkomutanlık karargahı olmuş, Ulu Önderin büyük taarruz emrini vermeden önce bu emrin metnini İlçeye bağlı Çakırözü köyü sınırları içersindeki Dedemsu değirmeninde hazırlamış olduğu ve metnin hazırlanmasında beraberinde Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'nın da hazır olduğu bilinmektedir.

Atatürk'ün Nutkunun 280 sayfasında belirtildiği üzere karargahlar 24 Ağustos 1922'de Akşehir'den Şuhut'a nakledilmiş, 25 Ağustos sabahı büyük taarruz buradan başlamıştır.

Zafer Yürüyüşü

Mustafa Kemal Atatürk, 25 Ağustos 1922'de Şuhut'a gelerek 1 gece konaklamış; buradan gece yolculuğu yaparak "Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz!! İleri!! emrini verdiği Kocatepeye intikal etmiş ve büyük taarruzu başlatmıştır.

Bu büyük olayın anısına her yıl ilçeden Kocatepeye "Büyük Zafer Yürüyüşü" yapılmaktadır.

Yürüyüş Şuhut'tan, başlayıp Kocatepede sona ermekte ve Mustafa kemal'in kullandığı yaklaşık 14 Km olan güzergah yürüyerek geçilmektedir